55 YILI GERİDE BIRAKTIM BU SABAH...

Yakup YURT

Bahar mı çarptı bilmem!.. Gerçek o ki çok karmaşık ve değişik duygular içindeyim. Ne aradığımı bilmiyorum, ama kendimi bildim bileli bir arayış içindeyim. Ne istediğimi tam olarak bilmesem de, neyi istemediğimi çok iyi biliyorum. Garip ve güzel bir yolculuk benimkisi; çünkü yaşamaktan tat alıyorum ve yaşamın hakkını vermeye çabalıyorum. İnsan nitelemesini hak etme gayreti içinde…

1 Nisan 1950 tarihinde Bursa Devlet Hastanesi doğumevinde açmışım gözlerimi. On yedi yaşındaymış anam beni doğurduğunda. Babam oğlan da oğlan diye tutturmuş ilk evlat olarak. Doğumcu hekim duymuş babamın ısrarlı bekleyişini. 1 Nisan şakasıyla karışık bir muziplik tasarlamış hemencecik kafasında; ben ona gösteririm dercesine! Anneme yatak komşusu bir subay hanımının kundaklanmış kız çocuğunu almış kucağına. Buyrun beyefendi, nurtopu gibi bir kızınız oldu, Allah bağışlasın demiş babama. Babam kızgın ve öfkeli "istemem, sizin olsun, ben oğlan isterim" deyince, hekim bey ver bahşişimi oğlana dönüştüreyim onu demiş. Neyse kapmış pederbeyden bahşişi ve hekim bey getirmiş beni. Bu hikayeyi babamın kendisinden birkaç kez dinledim. Bir seferinde "sen zaten doğumundan beri masraflısın" demişti, hiç unutmam…

Hoş bir tesadüf eseri olmalı ki, babam da 1 Nisan 1926 doğumlu. 1 Nisan 1926 T.B.M.M'de "Zafer Bayramı Kanunu" ile 30 Ağustos gününün bayram olarak kabul edildiği gün.

XX. yüzyılın ilk yarısı, yani babamın delikanlılık dönemi, kan ve gözyaşı dolu. Dünya sıcak ve soğuk savaş sarmalında. Avrupa, Birinci Dünya savaşı akabinde gelişen ekonomik bunalımdan beslenen, her yanını bir örümcek ağı gibi saran ve her yerde hüküm süren faşist, ırkçı, saldırgan, despotik, antidemokratik, baskıcı ideoloji ve rejimlerle yönetiliyor. Ve bunun mantıkî sonucu olarak iç savaşlar, sömürgecilik, yayılmacılık diz boyu. Milyonlarca insan ya ölmüş, ya sefil…

Sonrasında siyasal (Avrupa Konseyi), ekonomik (CECA) ve askeri (NATO) örgütlenme başladı. Toparlanmaya geçildi. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ndeki kapitalizm karşıtı uygulamaların Avrupa işçi sınıfı üzerindeki etkisini yok etme amacıyla sosyal güvenlik haklarının verilmiş olması sonucunda Batı Avrupa sosyo-ekonomik bir cazibe merkezine dönüştü.

Batı Avrupa'nın çözümsüz demografik sorunundan kaynaklanan işgücü ihtiyacı metallürji, madencilik, petro-kimya, otomotiv ve inşaat sektörlerinde kendisini hissettiriyordu. Bu duruma istinaden imzalanan göç anlaşmalarıyla Türk işçi ve köylüsü 1960'lı yıllardan itibaren dünyanın dört köşesine savruldu. İlk gelen atalarımız az kalıp, çok biriktirip, bir an önce dönmek niyetindeydiler. Sonunda dönemeyip kalan, yerleşip kökleşen, yavaş yavaş buralılaşan, kimliğini yitirmemek için direnen, oralılıkla buralılık arasında gidip gelen, bir türlü karar veremeyen, bu süreçte anlamlı ve olumlu yardım alamayan, gönderenlerin unutmaya çalıştığı ve alıştığı, ırkçılığın hem yasak olduğu hem de giderek arttığı bu ülkelerde yer edinmeye çalışan savrulmuş insanlar. Kayıp nesiller. Türkler, Faslılar, Afrikalılar; kısacası göçmenler, "yeni Belçikalılar"…

27 Mayıs 1960 İhtilâli ile devrilen Celâl Bayar köylümdür. TC Devleti'nin ilk sivil cumhurbaşkanı olan rahmetli 22 Ağustos 1986'da 103 yaşında vefat etti. Köyümüz Umurbey'e her yıl gelirdi ve biz ilkokul çocukları karşılardık kendilerini. Bir elini öptüğümde elli kuruş vermişti bana; çocuklar için hazırladığı bir cep bozuk para içinden. İlkokul 4.ncü sınıf öğrencisiydim ordu yönetime el koyduğunda. Yassıada duruşmalarını radyodan dinledik her akşam; Şevket Rado beyin çıkarttığı haftalık Hayat mecmuasının o döneme ait tüm sayılarını sakladım anı olarak.

Yakup YURT
Brüksel - 01 Nisan 2005




23.07.2006

Sevgili Yakup bey,

Tatiliniz başladı mı?
Öncelikle ailenizle size mutlu ve sağlıklı tatiller diliyorum. Dilerim ülkenizde çok güzel zamanlar yaşarsınız.
Az önce tatilinize rağmen köşenizi güncelleyebilmek için
Google da sizi arattım ve harika bir kaynak keşfettim :

http://1nisan.site.voila.fr

Bu adreste Yakup Yurt kim okudum ve bir çok değerli paylaşımınıza ulaştım.
Bir kez daha anladım ki sizi tanımaktan çok memnunum, kazançlıyım. İyi ki varsınız. Sizin gibi insanların çoğalması dileklerimle... Tatiliniz suresinde verdiğim bu kaynaktan besleneceğim.
Sevgilerim ve selamlarımla.

Nedret Türer


YAKUP YURT İLE SÖYLEŞİ
BELYURT
YAKUP YURT 1
YAKUP YURT 2
YAKUP YURT 3
NEŞET ERTAŞ
ŞİİR DİNLETİLERİ
CAVIT YURT
ONUR YURT – CAVIT YURT
BELÇİKA
İSTANBUL
TÜRKCELİL
MEYİL HABER
MİMHABER
DR. HALİT UMAR
İSTANBUL





ADRESLER :


AKTÜEL DERGİSİ

CENOCAR
CICIRON
LITACOR
ART - PREVOIR
DÜNYA
ÜZEYIR’ART
TURGAY USANMAZ
NİDA ÖZ
CIELAT
BIBIRAC
FIFICOR
SERCOTAR
SEVGI
SERRAN
BOR İLÇESİ
TYRIEL
RICHARD VALLANCE
SERAP
LA CASA DE ASTERION 1
LA CASA DE ASTERION 2
LA CASA DE ASTERION 3
LA CASA DE ASTERION 4
LA CASA DE ASTERION 5
LA CASA DE ASTERION 6
LA CASA DE ASTERION 7
LA CASA DE ASTERION 8
LA CASA DE ASTERION 9
LA CASA DE ASTERION 10
LA CASA DE ASTERION 11
LA CASA DE ASTERION 12
CARLOTA
YASEMIN GÜNALP
ALEZYADAN
OKAN DİLEN
HİLAL DOLUNAY
GAZETE
KAMİL ECER
DELIRIUM
JUERGEN BARGON
NASIRLI ELLER
GÖLGELER UTANMAZLAR
DİLİMİZ
YALÇIN BAYER
HURASAR
SANAT
NICOLE CORFIN
PLANETE AFRIQUE
TACİZ
TINTARAR
BAYRAM
DİYARBAKIR
FINDIK 99
KAYSERİ
ALİ DİBO
RUSSIAN
ZORICA SENTIC
TÜRBAN
İNSANLAR VE HAYVANLAR
NELER OLUYOR?

Müzeler






Yakup YURT kimdir?
Lahey'de
Çevirilerim
İnkarcı
1 Nisan
Nazım Hikmet Ran
Aman Petrol
Kadının yeri
Ecrivez-nous :
yakup.yurt@skynet.be

1nisan
31/03/05